Hugent

Mutluluk Ertelenir mi?

Günümüzde artık iş ve özel hayat diye bir ayrımın kalmadığını söyleyebiliriz; hele ki pandemi sonrası esnek çalışma modelleri ve teknoloji sayesinde her an ulaşılabilir olduğumuzu da düşünürsek.. Hal böyle olunca da işimizde mutlu olmamızın hayatımızın bütününde mutlu olmamızda çok önemli bir yeri vardır. Oysa özellikle içinden geçtiğimiz ekonomik ve sosyal koşulları düşündüğümüzde; yaptığı işten, çalıştığı şirketten, aldığı maaştan, ekip arkadaşlarından ve/veya yöneticisinden memnun olmayan, şikayet eden ve dolayısıyla da mutsuz bir sürü çalışan var. Yemek gibi, su gibi bize yaşamsal olarak gereken doğal ihtiyaçları bir süre erteleyebiliriz..Belki karnımız her acıktığında yemek yiyemeyebiliriz ama eninde sonunda hayatımızı sürdürebilmek için gerekli olan enerjiyi üretebilmek için bir fırsatını bulur ve bir şeyler yeriz.

Peki mutlu olmadan ne kadar süre yaşayabiliriz? Kısa ve anlık da olsa mutlu olmak insanın temel yaşamsal ihtiyaçlarından biridir aslında. Çünkü mutlu olmadığımızda stres hormonu salgılarız ve aslında bu bizim tüm yaşamsal sistemlerimizi etkiler. Buna rağmen, nedense en çok mutlu olmayı erteleriz. Mutsuz olduğumuzu biliriz, bu durumdan şikayet ederiz, ama mutlu olmamız şart değilmiş gibi davranırız. Mutlu olmak için adım atmaktan çoğu zaman çekiniriz. Kendi mutluluğumuz adına bazı şeyleri değiştirmek en çok bize zor gelir. Sürekli erteleriz.. Oysa ne büyük haksızlık ederiz kendimize ve hayatımıza. Yemek yemekten vazgeçersek hayatta kalamayız ama mutlu olmaktan vazgeçerek hayatta kalmayı umut ederiz. Oysa sadece şu an var ve yarın aslında yokken ve ne kadar uzun yaşarsak yaşayalım hayat sandığımızdan çok ama çok daha kısayken, harekete geçmek için neyi bekliyor olabiliriz?